Ana sayfa Türkiye'den Haberler Dijital Oyunlarda Bir Başkasının Marka veya Tasarımının Kullanılması Hakkında Güncel Bir Mahkeme...

Dijital Oyunlarda Bir Başkasının Marka veya Tasarımının Kullanılması Hakkında Güncel Bir Mahkeme Kararının Analizi

871
Dijital Oyunlarda Bir Başkasının Marka veya Tasarımının Kullanılması Hakkında Güncel Bir Mahkeme Kararının Analizi
Dijital Oyunlarda Bir Başkasının Marka veya Tasarımının Kullanılması Hakkında Güncel Bir Mahkeme Kararının Analizi
Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on LinkedInEmail this to someone

Dijital Oyunlarda Bir Başkasının Marka veya Tasarımının Kullanılması Hakkında Güncel Bir Mahkeme Kararının Analizi! – Hubogi

Dr. Mete Tevetoğlu / Hukukçu

Dijital oyunlar çoklu ortam eserlerindedir. Bu tür eserlerde çok sayıda farklı eser bir arada kullanılır. Yani aslında her biri bağımsız eser olan entellektüel malvarlığı unsurları çoklu bir ortamda bir arada anlam ifade eder. Bu yapılırken kullanılan her bir eser için, bunlara oyunda yer verirken, sahiplerinden izin alınmalıdır. Yani bir başkasına ait eser vasfındaki müzik, tasarım, modelleme, yazılım, ara yüz veya başka bir bileşenin bir oyunda kullanılabilmesi, oyun geliştirme sırasında oyunda konumlandırılabilmesi için o eserin sahibinden izin alınmalıdır. Aksi halde kullanım, eseri kullanılanın izni dışında, hukuka aykırıdır. Eseri izinsiz kullanılan bu kullanıma karşı çıkabilir. İtiraz edebilir, kullanımı engelleyebilir. Durdurabilir. Tazminat taleplerinde bulunabilir. Bu durum oyun geliştirme çalışmalarında önemili bir sorun ve engeldir. Oysa oyunların başarısı gerçeklik algısının kuvvetine göre ortaya çıkar ve şekillenir. Özellikle gerçek mekanlara ve tanınmış mahallere yer verilmesi sık sık tercih edilen ve oyunun başarısına katkı yapan bir unsurdur. Tabi bu mekanlar sadece oyun geliştiricilerin değil aynı zamanda büyük markaların ve esr sahiplerinin de dikkatini celp eden alanlardır. O nedenle büyük markalar ve önemli eserler bu meşhur halka açık alanların değişmez görsel unsurları olarak konumlanırlar. Peki acaba bir oyunda bu şekilde halka açık meşhur bir meydanın veya mahallin konumlandırılması, kullanılması halinde burada yer alan marka veya eserler yahut tasarımların gerçekte oldukları şekilde oyuna aktarılması halinde de marka, tasarım, eser sahiplerinden izin almak zorunlu mudur? Yoksa bu kullanım gerçeklik algısının korunması gereğinden ötürü bir istisna olarak ele alınabilir mi?

Dijital Oyunlarda Bir Başkasının Marka veya Tasarımının Kullanılması Hakkında Güncel Bir Mahkeme Kararının Analizi! Amerikan Temyiz Mahkemesinin 9. Dairesi kısa bir süre evvel bu önemli soruyu inceledi ve oldukça önemli bir karara imza attı. Her ne kadar karar Amerika’da verilmiş bir karar olsa da karardaki değerlendirme ve tartışmalar son derece önemli. Ayrıca karar oyun hukuku ve telif hukuku bakımından Avrupa ve diğer ülkelere de açıkça yol gösterici bir emsal vasfında.

Buna göre, bahse konu kararın, oyunlarında gerçek dünyadan kopup gelen dünyevi unsurlar katan oyun geliştiricilerinin lehine olduğunu başından belirtelim. İncelediğimiz kararda, 20 Ekim 2017’de, Temyiz Mahkemesi Dokuzuncu Dairesi, Sony’nin bir bilgisayar oyunu olan Gran Turismo’nun telif hukuku bakımından tanımlayıcı eser (expressive work) olduğuna ve davacı VIRAG, S.R.L.’nin (“Virag”) marka hakkına tecavüz etmediğine ilişkin ilk derece mahkemesi kararını onadı.

Dijital Oyunlarda Bir Başkasının Marka veya Tasarımının Kullanılması Hakkında Güncel Bir Mahkeme Kararının Analizi! Kısaca davaya konu olayı ele alacak olursak; döşeme alanında faaliyet gösteren tanınmış bir İtalyan şirket olan Virag, Sony’nin, Virag ticari unvanı ve logosunu Gran Turismo adlı bilgisayar yarış oyununda kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüz ettiğini iddia etmiş ve konuyu mahkemeye taşımıştı. Virag’ın geçmişte araba yarış organizasyonlarında sponsorluk yapmış bir şirket, marka olduğunu da eklemeliyiz. Davaya karşı Sony ise Virag unvan ve logosunu oyununda kullanabileceğini, zira oyun tasarımcılarının, söz konusu logoyu, gerçeklikle bir bağ kurabilmek adına, diğer birçok dünyevi unsurla birlikte “yarış pistini de gerçek dünyada olduğu şekliyle yansıtmak amacıyla kullandıklarını” savundu.

Mahkemeler, Sony’nin savunmasını makul ve kabul edilebilir buldular. Davada incelenen ilk konu, Gran Turismo’nun telif hukuku yararlanabilecek bir tanımlayıcı eser olup olmadığıydı. Temyiz Mahkemesi, “Gran Turismo bilgisayar oyununun, karakterler, senaryo, müzik ve oyuncular ile oyunların sanal dünyası arasında yarattığı derin etkileşim gibi tanımlayıcı unsurlar içerdiğini buradan hareketle oyunun, telif  korumasından yararlanabilecek bir tanımlayıcı eser olduğuna” hükmetti.

Mahkeme uyuşmazlığa ayrıca “Rogers test” denilen testi de uyguladı. Bu test, Rogers ve Grimaldi davasına ilişkin İkinci Daire tarafından 1989’da verilen kararda, “Tanımlayıcı Eser”in (bilgisayar oyunlarını da içerecek şekilde) ne durumda telif yasal korumasından yararlanabileceğine açıklık getirmek için uygulanmıştır.

Dijital Oyunlarda Bir Başkasının Marka veya Tasarımının Kullanılması Hakkında Güncel Bir Mahkeme Kararının Analizi! İkili Rogers testinin amacı, marka sahibinin hakları (veya diğer ilgili hakları) ile ortaya çıkarılan işin sahibinin sahip olduğu hakları dengelemektir. Buradan hareketle, (1) tanımlayıcı eserde kullanılan marka veya diğer ayırt edici unsurun esas eserle herhangi bir sanatsal bağlantısı yoksa veya (2) markanın sanatsal bir bağlantısı var fakat eserin içeriği veya kaynağı hakkında açıkça yanlış bir intiba uyandırıyorsa, Rogers testi ışığında, mahkeme marka sahibinin Lanham Düzenlemesinden (Lanham Act) doğan talebini reddetmelidir.

Burada, ilk derece mahkemesi Virag markasının kullanımının, Gran Turismo ile sanatsal bir bağlantısı olduğunu kabul etmiş fakat, Virag, bilgisayar oyununa Virag markası ile dahil olma ihtimali olduğunun karıştırılması olasılığını uygun bir şekilde kanıtlayamamıştır.

Toparlayacak olursak;

Oyun geliştiricilerinin ve yayıncılarının bu karardan çıkarması gereken ilk sonuç, birkaç tanımlayıcı unsurun (mesela karakterler, senaryo, sanal karakterlerle gerçekleştirilen bağlantılar gibi) dahi bilgisayar oyununda kullanılmasının, bu mahkeme kararına göre, kabul edilebilir olduğudur. Buna göre oyun geliştirici ve yayıncı başkasının markasını, eserini veya tasarımını olduğu gibi, konumlandırıldığı mekanla beraber bir oyununun içinde konumlandırarak kullanabilir.

Dijital Oyunlarda Bir Başkasının Marka veya Tasarımının Kullanılması Hakkında Güncel Bir Mahkeme Kararının Analizi! İkinci olarak, Virag’ın kendi yarış ekibi olmasına ve zaman zaman bazı yarış organizasyonlarına sponsorluk yapmış olmasına rağmen, Sony’nin Virag logo ve markasını bilgisayar oyunu içerisinde geniş ölçüde kullanması, Virag’ın karıştırılma ihtimali argümanına yeterli bir şekilde dayanmasına olanak vermemiştir. “Gerçek dünya” unsurları ve üçüncü kişi markalarının entegrasyonun asgari seviyede olması ve bunların sadece, tanımlayıcı eserin yer aldığı sanal dünyanın detayları arasında gösterilmesi amacıyla kullanılması gerekmektedir. Örneğin, üçüncü kişilerin markası, bilgisayar oyununun pazarlama, ambalajlama veya reklamı için yetkisiz olarak kullanılamaz. Fakat gerçekliği bulunan bir mekânsal alıntı ve konumlandırma için de marka sahibinden, tasarım veya eser sahibinden izin alınmasına gerek olmayacaktır. Böylece karar, geliştiriciler için mekânsal alıntılamalarda bu mekanlardaki markaların, tasarım veya eserlerin sahiplerinden izin alınmasına gerek duyulmamasını desteklemiş, bunun içinse oyunda gerçeklik algısı bağının bulunmasını ve bu şekilde kullanılan unsurun oyunda sadece tanımlayıcı vasfıyla sınırlı şekilde kullanılmasını ölçü olarak kabul etmiştir.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on LinkedInEmail this to someone