Ana sayfa Röportajlar Türk Oyun Sektörü Röportajları – Netmarble EMEA CEO’su Barış Özistek

Türk Oyun Sektörü Röportajları – Netmarble EMEA CEO’su Barış Özistek

611
Barış Özistek
Barış Özistek
Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on LinkedInEmail this to someone

Türk Oyun Sektörü Röportajları – Netmarble EMEA CEO’su Barış Özistek – Hubogi Röportajları devam ediyor. Bu hafta Dünyanın en büyük mobil oyun firmalarından Netmarble’ın Türkiye ve EMEA CEO’su Barış Özistek’i konuk ediyoruz. Kendisiyle oyun sektörüne girişinden bugüne kadar geçen sürenin değerlendirmesini, Türk oyun sektörünün geleceğini ve global sektördeki trendleri konuştuk. Barış Bey’in her zamanki içten ve samimi cevaplarıyla hem sektöre hem de gençlere yol gösterecek sohbetiyle sizleri baş başa bırakıyoruz.

Hubogi: Barış Bey merhaba, öncellikle röportaj isteğimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Türk oyun sektörünün yakından bildiği ve takip ettiği bir CEO’sunuz. Biz yine de sektöre yeni girmek isteyen takipçilerimiz için sizin ağzınızdan sizi tanımak isteriz. Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Barış Özistek: Makina yüksek mühendisiyim. Farklı sektörlerde, uluslararası firmalarda üst düzey yöneticilik yaptıktan sonra internet sektörüne SHR Grup CEO’su olarak geçtim. Grubun en bilinen ve popüler markası Joygame olunca, herkes beni ağırlıkla oyun sektöründeki kimliğim ile tanıyor.

Çok sayıda ülkeye, yüzlerce şehre hem iş hem de tatil amaçlı gittim. Seyahat etmeyi seven biriyim. Çok gezenin, daha fazla kültür ve tecrübeye sahip olduğuna inanıyorum.

Hobi olarak ise genelde extreme sporları tercih ediyorum. Kite son 2 yılda en sevdiğim ve sıklıkla yaptığım oldu ama kite dışında rüzgar surfü, kayak ve son dönemde de serbest dalış gibi aktivitelerim var.

Netmarble EMEA CEO’su Barış Özistek

Hubogi: Oyun sektörü ile nasıl tanıştınız, bu sektöre girme fikri nasıl doğdu?

Barış Özistek: Oyun çocukluğumdan beri içinde olduğum bir alan aslında. Türkiye’de maalesef benim yaşlarımdaki birçok kişi çocukluklarında oyunla tanışmadı fakat ailem sayesinde ben şanslı kişilerden oldum. İlk oyunla tanışmam, NCR bir desktop bilgisayarda oldu. Sonra Sony MSX, Commodore, Sinclair ve niceleri izledi. Universite ile birlikte ise Magic The Gathering oyununun fanlarından birisi haline geldim.

Tabii ki iş olarak oyun sektöründe çalışmak çok farklı. Internet sektörü içerisinde oyun aslında en renkli ve eğlenceli alanların en başında geliyor bence. Internet sektörüne geçmeyi hedeflemiştim, hele de içerisinde oyun olan bir internet şirketler grubunun ortaklarından böyle bir teklif gelince üzerine ikinci kez düşünmedim diyebilirim.

Hubogi: Türkiye’nin en büyük yayıncısı Joygame’i senelerce yönettikten sonra Netmarble’ın satın almasıyla global bir operasyonun Türkiye ve EMEA CEO’luğuna geçtiniz. Bu geçiş süreci sizin ve çalışanlar için zor oldu mu? Kurumsal uyum nasıl sağlandı?

Barış Özistek: Her satınalma ve birleşme süreci hem yönetim hem de çalışanlar için türlü zorluklar içerir. Netmarble, “Free to Play” dediğimiz oyun modelini 2000 yılında bulan firma ve 2000 yılında şirketi kuran başkan halen şirketi yönetmeye devam ediyor. Oyun sektöründe ender görülecek böylesi bir şirketin sayemizde Türkiye’ye yatırım yapması ve tüm bölge operasyonlarını Türküye’ye kaydırması hem ülkemiz hem de tüm çalışanlarımız için oldukça olumlu oldu.

Diğer taraftan doğal olarak her bir çalışan satınalma sonrasında çeşitli beklentilere giriyor. Dolayısıyla tüm bu beklentileri anlamak, yönetmek ve gelecek vizyon ve stratejisini Netmarble hedefleriyle paralel oluşturmak çok da kolay bir süreç değil. Gerçek anlamda değişim sürecini yönetmek gerekiyor. Kore ve Türkiye’deki yönetim ekipleri olara bu süreci oldukça iyi yönettiğimizi düşünüyorum. Tabii ki hatalarımız oldu, dönüp baktığımda farklı ve daha iyi yönetebileceğimiz noktalar görüyorum fakat dünyadaki diğer örneklere bakıldığında oldukça iyi yönetilmiş bir süreç oldu.

Kurumsal uyum konusunda ise, Joygame tarafında biz hızlı büyüyen bir start up gibi değil, köklü bir kurumsal şirket gibi süreçlerimizi yönetiyorduk. Tüm ekip arkadaşlarımız da bu yönetim ve işleyiş tarzını benimsemiş, uyum sağlamıştı. Bu sayede Netmarble satınalması sonrası süreçlerde çok marjinal farklılıklar ya da iş yapış biçimlerinde köklü değişimler olmadı.

Hubogi: Türk oyun sektörünün şu anki durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Yurt dışından, özellikle Asya’dan bakınca, Türk oyun sektörü ile ilgili fikirlerinizi merak ediyoruz.

Barış Özistek: Türk oyun sektörü Türkiye ve Ortadoğu bölgesine açık ara liderlik ediyor. İçinde bulunduğumuz eko-sistem birçok açıdan oldukça gelişmiş durumda. Türkiye, global anlamda başarıya sahip 4 büyük oyun firması çıkarmış durumda (Joygame, Peak Games, Gram Games, Tale Worlds). Bu şekilde baktığınızda birçok avrupa ülkesinden de çok çok daha iyi durumdayız.

Fakat Asya’dan baktığımızda manzara bu kadar pozitif değil. 4 büyük oyun firması olan bir ülkede 100’ün üzerinde orta büyüklükte oyun firması olması gerekir fakat maalesef bu noktanın uzağıdayız. Oyun sektörünün cirosal hacmi olarak da Türkiye’nin nüfus ve gelir düzeyine kıyasladığımızda maalesef halen oldukça küçük. Türkiye’de pazarın olması gereken büyüklük en az 2 milyar dolardır. Türkiye iç pazarı büyürse, o zaman Türk oyun firmalarının sayısı artacaktır ve doğal olarak da global başarı çoğalacaktır.

Hubogi: Kurumsal işlerinizin yanı sıra sosyal sorumluluk kampanyalarına da önem verdiğinizi biliyoruz. Son dönemde özellikle Kod Ödülleri ile ilgili videolarda sizi gördük. Kod Ödülleri ile ilgili biraz ayrıntı verir misiniz, amacı, hedefi ve planlaması hakkında okuyucularımızı bilgilendirmiş olalım.

Barış Özistek: Oyun sektörü artık gerçek anlamda her yaştan herkesin eğlenmek için vakit geçirdiği bir alan fakat çocuk ve gençler doğal olarak daha fazla vakit geçiriyorlar. Biz de sosyal sorumluluk projelerimizde ağırlıklı olarak çocuk ve gençleri hedef alıyoruz.

Kod Ödülleri ise yaklaşık 1 yıldır tüm paydaşların ciddi emek sarf ettiği, Türkiye Bilişim Vakfı’nın en önemli projelerinden. Vakıf daha önce de çeşiti yarışmlarla ülkemizin bilişim alanında gelişmesine, dijital dönüşümüne önemli katkı sağlamışti.

KOD Ödülleri ile amaçlanan ise, K12 yaş grubundaki çocuklara yönelik beşeri eğitim verecek eğitim oyunlarının tasarım ve geliştirilmesini motive etmek, hem devlet hem de eğitim sektöründe bu alana olan ilgiyi arttırmak, farkındalık yaratmak ve en önemlisi eğitim oyunları ile milyonlarca gence çok daha kolay ulaşarak eğlendirirken eğitmek. Bu yarışmayı her sene düzenli olarak tekrarlamayı planlıyoruz ve eğitim oyunlarının birçok farkklı alanda kullanılarak toplumun gelişmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz.

Hubogi: Netmarble bir mobil devi. Türkiye’ye yatırımları da devam ediyor. Konuyla ilgili Netmarble Türkiye olarak gelecek dönem hakkında bizimle neler paylaşabilirsiniz? Netmarble’ın mobil yatırımları devam edecek mi?

Barış Özistek: Yeni oyunlar yayınlamaya devam ediyoruz. Yakın dönemde oyuncular ile buluşan en önemli oyunlarımızdan birisi StarWars: Force Arena oldu. Sene sonuna doğru ise şu an dünyanın 1 numaralı oyunu Lineage2: Revolution Türk oyuncularla tamamen Türkçe yerelleştirme ile buluşuyor olacak. Bu oyunlar dışında da çok beğenileceğine inandığımız yeni oyunlarımızı pek yakında açıklayacağız.

Yatırım diyince ben sadece yeni oyun olarak anlamıyorum. Türkiye’de en büyük yatırımlarımızdan biri de StartersHub. StartersHub, Türkiye’nin en büyük girişim hızlandırma merkezi ve Netmarble’de ortaklarından birisi.

Hubogi: Türkiye’ye getirdiğiniz bir çok oyunda ciddi başarılar mevcut. Mobil tarafta Paramanya, PC tarafında Wolfteam özellikle öne çıkan iki yapım. Bu başarıların arkasında nasıl bir planlama yer alıyor, nasıl devam ediyor, bize ve okuyucularımıza nereden başlandığı ve nasıl ilerlendiği konusunda bilgi verir misiniz?

Barış Özistek: Bu soruya ancak klasik bir cevap verebilirim çünkü oyun ile diğer sektörler arasında marjinal farklar yok. Tüm başarıların arkasında işini seven, ürüne aşık, yapmış olduğu işte gerçekten uzman ve sürekli kendini geliştirmek için çabalayan çalışkan bir ekip var. Doğru niteliklere sahip ekibi kurduğunuzda ya da doğru kişilere bu nitelikleri kazandırdığınızda başarı geliyor.

Oyunu diğer sektörlerde farklı kılan belki bir nokta varsa, oyunu sevmeyen, oyun dünyasına sadece bir iş olarak bakan profesyoneller burada başarılı olamayacakları. Oyun ile yaşamanız lazım, eğer yaptığınız işe aşık değilseniz, tüm kalifikasyonlarınız iyi de olsa başarılı olamazsınız.

Hubogi: Barış Bey, Türkiye’de oyun sektörüne girmek isteyen, sektörel anlamda sizi takip eden gençlere ve sektör çalışanlarına neler tavsiye edersiniz? Global çapta bir oyun firması CEO’sunun olmazsa olmazları nelerdir?

Barış Özistek: Bu sektöre girmek isteyenlere tavsiyem, iyi analiz etmeleri ve gereklilikleri iyi anlamaları. İyi bir oyuncu olmanız, bu sektörde başarılı olacağınız anlamına gelmiyor. Oyun, çok analitik, sistemli çalışma gerektiren, aynı zamanda yaratıcılığın ön planda olduğu bir sektör. Oyun sektörüne ciddi bir iş olarak bakmayan, disiplinle çalışmayan kişiler bu alanda başarısız olurlar. Bu sektöre gerektiğinde 24 saat özveriyle çalışacak, data okumayı ve data ile konuşmayı seven, araştırmacı, öğrenmeye ve özellikle de değişime açık kişiler girmeli.

Hubogi: Biraz da  girişim konusuna girmek istiyoruz. Netmarble’ın desteklediği Starters Hub’ın Türk girişimcilere desteği 2. senesini doldurdu. Starters Hub’ın geleceğinde ne olacak, desteklenen girişimler, piyasaya çıktıktan sonra da takip ediliyor mu?

Barış Özistek: StartersHub oldukça başarılı gidiyor. Tüm ortaklar öncelikli olarak Türkiye’ye yatırım yapmak, Türkiye’deki girişim ekosistemini geliştirmek için StartersHub’ı kurmuştuk. Geldiğimiz noktada 2 yılda 41 yatırım yaptık, henüz çok erken olmasına rağmen yurtiçi ve yurtdışından ekiplerimize gelen farklı yatırımlar ile birlikte yatırımlarımızın değeri 4 katına çıktı.

Türk Oyun Sektörü Röportajları - Netmarble EMEA CEO'su Barış Özistek
Türk Oyun Sektörü Röportajları – Netmarble EMEA CEO’su Barış Özistek – Netmarble Türkiye Ofisi

StartersHub, ağırlıklı Türkiye olmak üzere bölgedeki girişimlere yatırım yapmaya, hızlandırma programlarımızla yetenekli ekipleri global başarılara taşımaya devam edecektir.

Hubogi: Barış Bey, global ve lokal oyun sektöründe elektronik sporlar günümüzün en çok öne çıkan fikri. Netmarble Türkiye’nin oyunlarında da elektronik spor lig ve turnuvaları mevcut. Bu konu hakkındaki değerlendirmelerinizi merak ediyoruz, geleceğin oyun trendlerinde e-Spor nerede olacak sizce?

Barış Özistek: e-Spor artık sadece bir oyun sektörü trendi değil, global olarak herkesin birinci öncelikle takip etmesi gereken bir trenddir. Dünyada en çok takip edilen 3 spor dalından birisi e-Spor haline gelmiştir.Bazı kesimler dijitial oyunların e-Spor olarak adlandırılıp adlandırılamayacağını tartışıyor. Benim önerim, tartışmayı biran önce bırakıp çok basitçe ne kadar büyük bir kitlenin bu alanı takip ettiğine odaklanmaları. e-Spor trendini yakalayan markalar, buraya yatırım yapan firmalar nasıl  büyük kazanç elde ettiklerine inanamayacaklar. Bu firmaların üst düzey yöneticilerini vizyon sahibi kişiler olarak ileride konferanslarda dinleyeceğiz.

Şu an e-Spor milyonlara ulaşmanın en ucuz yolu ama birkaç sene içinde futbol ya da basketbol’dan maliyet olarak farkı kalmayacak. Etki olarak ise günümüzde dahi benzer etkilere sahip.

Netmarble olarak, Wolfteam Türkiye’nin FPS türünde 1 numaralı e-Spor oyunu. Paramanya ise, mobil e-Spor oyunu olarak Türkiye’de düzenli turnuvaları yapılan tek oyun. Bizim yatırımlarımız artarak devam ediyor olacak.

Hubogi: Barış Bey keyifli sohbet için öncellikle teşekkür ediyoruz. Verdiğiniz cevapların sektörel anlamda bir çok okuyucumuzu memnun edeceğini düşünüyoruz. Son sorumuzda Gaming in Turkey ve Hubogi hakkındaki düşüncelerinizi almak isteriz.

Barış Özistek: Siz olmasanız bu kadar uzun bir ropörtajı yanıtlamak için vakit ayırmakta zorlanırdım. Fakat oyun sektöründe bir ihtiyacı doldurduğunuzu ve sektörün tüm paydaşları ve özellikle oyuncular tarafından çok sıkı takip edildiğinizi bildiğim için bu keyifli ropörtajı bir fırsat bilerek mümkün olduğunca detaylı yanıtlamaya çalıştım. Bence çok başarılı işler çıkarıyorsunuz, yakın zamanda yeni projelerinizi duyacağımıza ve hatta Türkiye sınırları ötesinde işler yapacağınıza eminim.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on LinkedInEmail this to someone