Ana sayfa Röportajlar Türk Oyun Sektörü Paydaşları Röportaj Serisi – Perdigital ve Serdar PİRNAL

Türk Oyun Sektörü Paydaşları Röportaj Serisi – Perdigital ve Serdar PİRNAL

478
Türk Oyun Sektörü Paydaşları Röportaj Serisi - Perdigital ve Serdar Pirnal
Türk Oyun Sektörü Paydaşları Röportaj Serisi - Perdigital ve Serdar Pirnal
Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on LinkedInEmail this to someone

Türk Oyun Sektörü Paydaşları Röportaj Serisi – Perdigital ve Serdar Pirnal. Merhaba Hubogi okuyucuları. Oyun sektörü ile ilgili yerli ve yabancı haberler, raporlar, firma birliktelikleri, yatırımlar ve röportajların bir arada olduğu Hubogi, yurt içinden bir röportajla sizlerle. Bundan böyle ülkemizdeki oyun sektöründe faaliyet gösteren firmaları da sizlere anlatmaya çalışacağız. Bu nedenle de yeni bir Röportaj Serisi’ne başlamayı uygun bulduk. İsmi Türk Oyun Sektörü Paydaşları Röportaj Serisi. İlk konuğumuz Perdigital ve daha önce farklı firmalarda görev yapan, Haziran 2015’te kurulan Perdigital ile e-pin sektöründe yer alarak Türkiye’nin bilinen ve sevilen markalarından biri haline getirmeyi başaran ekibin başında gelen İş Geliştirme Müdürü Serdar PİRNAL. Serdar Bey’le özel hayatından Perdigital ile olan bağına ve gelecek planlarına kadar farklı konularda konuşma imkanı bulduk. Keyifli bir sohbet sizleri bekliyor, iyi okumalar dileriz.

Hubogi: Serdar Bey merhaba. Sizi sektörden ve daha önce çalıştığımız firmalardan tanıyoruz. Fakat Hubogi okurları ve özellikle genç kitle için bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Serdar PİRNAL : Memnuniyetle. 1984 doğumluyum. Evliyim, bir çocuğum var. Uludağ Üniversitesinde İktisat eğitimi alıp sonrasında Bahçeşehir Üniversitesi’nde MBA yaptım. İş hayatına 2006 yılında Doğan Online bünyesinde yer alan hemalhemsat.com’da başlayıp, altivi.com, nesine.com, enuygun.com gibi internet girişimlerinde iş geliştirme ve pazarlama anlamında tecrübelerim oldu. 9 aydır da Perdigital.com’da İş Geliştirme Müdürü olarak çalışıyorum.

Hubogi: Oyun sektörüyle nasıl tanıştınız? Oyunlarla aranız nasıl? Türkiye’de sektörün gelişimi hakkındaki düşüncelerinizi merak ediyoruz.

Serdar PİRNAL : Umarım okuyucular oyun dünyasıyla tanıştığım cihazı görünce “o ne ya?” demez 🙂 Ben 90’lı yılların başında ATARI sayesinde giriş yaptım bu dünyaya. Nintendo Gameboy’un renksiz oyunlarıyla devam edip Amiga 500 ile disketlere merhaba dedim. Nihayet 1996 yılının sonunda edindiğim 166 MMX işlemcili PC sayesinde disketlerden cdlere terfi ettim. PC’den sonraki durağım ise Xbox oldu fakat özellikle oğlumuz dünyaya geldikten sonra pek fırsat bulamıyorum Xbox’la ilgilenmeye. Yine de mobil oyunlarla kendimi olabildiğince tatmin etmeye çalışıyorum.

Oyun dünyasına beni bağlayan ilk oyun Amiga 500’deki Sensibble Soccer’dır. Şu anda grafik olarak en kötü mobil oyunun bile gerisinde kalır belki ama çok büyük bir oyuncu-takım veritabanına sahipti. O yaz EURO 96 vardı. Takım ve oyuncularını çıkartmalarını toplardık. O kitaplarda oyuncuların oynadıkları takımları yazardı. Sensibble Soccer oynarken o oyuncuları bulıur transfer etmeye çalışırdık. İşte oradan başladım, sonra Championship Manager serisi, Tomb Raider, Time Commando, Nuclear Strike gibi PC oyunları ile devam ettim. X-men, GTA, Fifa serileri ve tabi ki Counter Strike ile de bugünlere geldim. Özellikle Counter Strike 1,3 ve 1,6’ya yıllarımı verdiğimi söylesem yalan olmaz. Tabi o dönem Steam yoktu, 2000’lerin başından ortalarına kadarki dönemden bahsediyorum. LAN üzerinden oynardık cafelerde. Şimdi Fifalar, Battlefieldlar, Overwatchlar internet üzerinden rahatlıkla oynanabiliyor.

Şimdi gelinen nokta artık e-spor. Takımlar, turnuvalar, ligler, sponsorluklar, transferler derken çok ciddi bir hal aldı oyun işi. Youtube yayıncıları, Twitch platformu vs derken bambaşka bir yere doğru gidiyor hem ülkemizde hem de dünyada. Bugün Türkiye’deki oyuncu sayısı 22 milyonun üzerinde. Oyun oynama zamanına bakıldığı zaman ise dünyada ilk 3 içerisindeyiz. Günde nerdeyse 40 milyon saat oyun oynandığı tahmin ediliyor.

Hubogi: Perdigitalin sektöre yeni bir soluk getirdiği ortada. Diğer firmalardan farklı bir tarzınız var. Oyun tarafı dışında farklı mecraların da satışını yapıyorsunuz. Spotify, Blutv, Norton gibi?  Buradaki hedefiniz nedir, neden oyunların yanında bu tür markalara da yöneldiniz?

Serdar PİRNAL : Perdigital.com’un kuruluş amacı, dijital kod olarak tüketilebilecek her şeyi son kullanıcılarla buluşturmak aslında. Logomuzun altındaki sloganımız da bunu söylüyor zaten; “kodla kendini”. O yüzden de oyun ile sınırlı tutmayıp devamlı olarak yeni bir takım ürünler katıyoruz sistemimize. Spotify, BluTV, Norton, Busuu bunlardan bazıları ama tabi ki oyun bu filonun amiral gemisidir. Bunu inkar edemeyiz.

Hubogi:  Sizin yenilikçi bir yönünüz de var. Firmaya da bu yansıyor. Ödeme tarafında kullandığınız teknolojilerden ve özellikle ödeme konusunda oyuncu ailelerinin sıkıntı yaşadığı internetten alışverişte güvenlik konusunda, fraud sistemleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

Serdar PİRNAL : Fraud ve güvenlikten başlayalım. Aslında bu konuya gösterdiğimiz hassasiyetin temelinde müşteri memnuniyetine verdiğimiz önem yatıyor. Kullanıcılarımızın bize ödediği her bir kuruşun karşılığını en mükemmel şekilde vererek bir anlamda o bedeli hak etmeye çalışıyor, hak etmediğimiz en ufak bir kazancımız da olsun istemiyoruz. Fraud hassasiyetimiz de tam bu noktada devreye giriyor. Malum, fraud yöntemleri de çok gelişti artık. Eskiden başka birinin kartıyla izinsiz işlem yapmak şeklinde gelişirdi, şimdi artık Facebook hesabı açıp doğrudan para göndertmeye kadar geldi. Dolayısıyla bizim gibi fraud kontrolüne önem veren firmalar için güvenlik önlemlerini arttırma mecburiyeti doğdu.

Sitemizden alışveriş yapmak için kullanılan ödeme yöntemleri; banka/kredi kartı, EFT/havale, İninal kart ve mobil ödeme. 20 TL ve üzeri alışverişlerde ise Hopi Paracıklarının kullanılması da mümkün. Bu yöntemler içinde fraud riski en yüksek olan banka/kredi kartı olmakla beraber EFT/havale tarafında da son dönemde artışlar söz konusu. Peki biz frauddan korunmak için neler yapıyoruz?

Sitemize yeni kayıt olan tüm kullanıcıların belirli bir alışveriş limitleri var hem sepet hem de tutar bazında. Bu limitlerin üzerine çıkıp çıkmayacaklarına biz karar veriyoruz kullanıcının davranışlarına göre. Bu davranışları analiz eden bir yazılım çalıştırıyoruz ve herhangi bir şüpheli hareket gördüğü anda bu yazılım ilgili hesabı askıya alıyor. Ayrıca çalışma arkadaşlarımız da var sitedeki alışverişleri sürekli gözlemleyen. Onlar da şüpheli bir durum gördükleri zaman aksiyon alıyorlar.

Kredi kartı ödemeleri için Türkiye’nin önde gelen ödeme kuruluşlarından PayU firması ile çalışıyoruz. Kredi kartı ile Perdigital’den alışveriş yapmak isteyen kullanıcılar, PayU firmasının ortak ödeme sayfasına yönleniyor ve 3D secure (mesaj ile onaylama) sistemi ile ödemeyi tamamlıyor. Ayrıca üyelik için TC kimlik numarası mecburiyetimiz olmamasına rağmen kredi kartı ile alışveriş yapmak isteyen tüm kullanıcılar sisteme TC kimlik numaralarını girmek ve doğrulamak durumunda. Aksi halde kredi kartı ile alışveriş yapma şansları yok. Bu noktada kişisel bilgilerin güvenliği ön plana çıkıyor. Onu da sitemizin tüm sayfalarını 256 BIT SSL sertifikası ile koruyarak sağlıyoruz.

Son olarak fraud yapmayı deneyen ya da bir şekilde yapan ve hemen fark ederek engellediğimiz kullanıcıların hareketlerini, yukarıda bahsetmiş olduğum yazılım aracılığıyla belirleyerek, benzer hareketleri yapan kullanıcıları doğrudan askıya alıyoruz. Ayrıca fraud denemesi yapan kullanıcıların IP bloklarını da belirleyerek bu bloklardan kullanıcı almamaya ya da aldıklarımızı çok çeşitli güvenlik testlerine tabi tutuyoruz kendi tarafımızda.

Özetle şunu söyleyebilirim; pazarın en genç oyuncusu olarak hem kullanıcılarımızı hem de art niyetli kişilerin mağdur etmeye çalıştığı herkesi elimizden geldiğince koruyoruz ve her geçen gün bu alanda daha da uzmanlaşarak daha keskin ve hızlı önlemler alıyoruz. Bu da bizi ve kullanıcılarımızı memnun ediyor.

Yeniliklere de değinmek gerekirse; bir anlamda fark yaratmanızı sağlayan şey, pazara sunduğunuz yenilikler. Bizim de bu anlamda ciddi adımlarımız oldu. Mesela Hopi ile yapmış olduğumuz kampanyalar sektördeki kullanıcılara yeni bir soluk getirdi. Öte yandan Yemeksepeti ve Vodafone Freezone markalarıyla yaptığımız çalışmalar da şüphesiz sektör için yenilik anlamında değerlendirilebilecek son derece memnuniyet verici çalışmalar oldu. Devamı da gelecektir.

Hubogi: İnternet kafeler özelinde bir soru soralım. Yılda kaç aktivite yapıyorsunuz Türkiye’de? Tüm bölgelere erişebiliyor musunuz? Pek ön planda olmayan ciddi bir saha gücüne sahipsiniz, yurt dışına da açılmayı planlıyor musunuz?

Serdar PİRNAL : Saha ekibimiz son derece aktif. Yılda ortalama 350-400 turnuva yapıyoruz. Son 1 yılda 78 il ziyaret edildi. Yurt dışı düşüncemiz de var. Şimdilik bizde kalsın ama bir ülkede daha yakın zamanda boy göstermeyi hedefliyoruz.

Hubogi: Günümüzün artan değeri Elektronik Sporlar. Rakiplerinizin de gözü kulağı bu alandayken Perdigital’i ne zaman sahada göreceğiz ve en önemlisi ne şekilde, planlarınızdan bahseder misiniz?

Serdar PİRNAL : Pazar, mazisi olan bir pazar biliyorsunuz. Bazı rakiplerimiz sektörde 10 yılı geride bırakmış durumda. Üstelik pazar çok dinamik. Oyun dünyasının gelişimi ortada. Böyle bir pazara girmek her şeyden evvel cesaret isteyen bir iş. Uzunca bir mesafeyi kısa zamanda almak durumunda kaldık rakiplerimizle yarışabilmek için ve başardığımıza inanıyorum bunu. Tabi ki daha yolumuz var fakat ilk başladığımız noktanın çok ötesindeyiz şu anda. İlk etapta buralara gelebilmek için temel ihtiyacımız olan bir takım gerekliliklere odaklanmıştık. 2017 başından beri ise Youtube ve Twitch yayını yapan çeşitli yayıncılarla iletişim halindeyiz. Şu anda 3 yayıncımız mevcut. İki yayıncımız Metin2 biri ise CS:GO oyuncusu. Bu rakamı daha da arttırmayı planlıyoruz. Hatta bu yazıyı okuyan yayıncılar var ise bizimle iletişime geçmelerini arzu ederiz info@perdigital.com adresine e-posta göndererek.

Bir sonraki durağımız da şüphesiz e-spor takımları olacak fakat bunun için biraz daha vakte ihtiyacımız var. Tahminim 2017’nin ikinci yarısında Perdigital’i bahsettiğiniz alanlarda da görmeye başlayacaksınız.

Hubogi: Perdigital’i genelde yaptığı aktivitelerde ve satışını yaptığı ürünlerde piyasanın farklı yönünde görüyoruz. Marka birliktelikleri konusu sizi farklı kılıyor. Yeni hedeflenen marka işbirlikleri var mı?

Serdar PİRNAL : Aslında yenilikçilik yönümüzden bahsettiğiniz sorunuzda marka iş birliklerimizin üzerinde durmuştum. Okuyucuları sıkmamak adına çok kısa üstünden geçebilirim bu soruda da tekrar.

Hopi ile yaptığımız çeşitli paracık kampanyaları, bu kampanyayı takiben Yemeksepeti ile yaptığımız yemeksepeti hediye çeki kampanyası ve devamında gelen Vodafone Freezonelulara özel kampanyamız hem güçlü markalarla birlikte anılıyor olmak hem de müşteri memnuniyeti anlamında bize bir hayli değer kattı. Saymış olduğum bu markaların, sektör içinde daha önce yaptıkları benzer bir iş birliği yokken bu sektöre dokunmak için bizi tercih ediyor olmaları bizim için çok önemli! Bir şeyleri başardığımızın ispatı niteliğinde diye düşünüyoruz. Zaman içinde, iş birliği yaptığımız markaların adetlerini ve modellerin çeşitliliğini arttırmayı amaçlıyoruz. Hatta önemli bir iş birliğimiz de yolda olduğunu ve yakın zamanda duyuracağımızı da müjdelemiş olayım buradan yeri gelmişken.

Bu arada bu saydıklarımız Digital tarafta kurduğumuz marka işbirlikleri, aslında Sahada ki çalışmalarımızla ilgili de ciddi marka işbirliklerimiz var. Özellikle son dönemde gerçekleştirdiğimiz S.K.I.L.L  turnuvalarında Logitech ile işbirliği içindeyiz. Daha öncede farklı oyunlarda yapmış olduğumuz ödüllü  turnuvalarında İninal, Red Dragon ve Defender markalarıyla da işbirliklerimiz olmuştu.

Kısaca Marka işbirlikleri bizim bir değerimiz ve buna devam edeceğiz. Marka işbirlikleri Sektöre de değer katıyor. Sektörü her anlamda zenginleştiriyor.

Hubogi: E-pin sektörü oyunlara destek olan bir pazar aslında. Siz de bu pazarın bilinen isimlerindensiniz. Gelecek 5 yılda hem E-pin sektörünü hem de oyun sektörünü nerede görüyorsunuz, kişisel gözlemlerinizi paylaşır mısınız?

Serdar PİRNAL : Hem e-pin hem de oyun sektörünün büyüyerek yoluna devam edeceğini düşünüyorum. Aslında büyümede elbette paralellik söz konusu fakat Türkiye’nin bir alışveriş kültürü ve oyuncu tercihleri var. Bu anlamda E pinin yeri önemli. Özellikle İnternet Kafelerin ciddi bir ağırlığı var son dönemde oyun sektöründe.Değişen koşullara İnternet Kafelerde uyum gösterdi. Epin için İnternet Kafeler çok önemli. Oyun sektörü büyüdükçe, internet kafelerde büyüyor ve gelişiyor buda  E pin tercihini her daim canlı tutuyor. Birde E pin tedariği lokal kanallar üzerinde satıldığı için daha güvenli ve kullanıcıları daha özgür kılıyor. Oyun sektörü açısından büyümede ki ağırlık Mobil Oyunlar gibi gösterilse de PC oyun tarafının vazgeçilmez olduğunu görüyoruz. Şuan için E sportun kalbinde PC ve Online oyunlar var. Devam ettiği sürece  Epin de büyümesini sürdürecektir. Ayrıca Mobil Oyunlarda bile yakın zamanda  Epin sisteminin geçerli olabileceğini düşünüyoruz. Platformlar kendilerini ödeme tarafında lokalize ettikçe e pin bu platformlarda da yer alacaktır.

Hubogi: Mobil oyun mu PC oyunu mu? Tercihiniz? Sizce geleceği şekillendirecek taraf hangisi?

Serdar PİRNAL : Mobil oyun pazarının geldiği noktayı tartışamayız dahi. Son birkaç sene içinde adeta çağ atladı ama yine de benim görüşüm şu; mobilde oynanan hemen her oyun pcde de oynanabilir ama pcde oynanabilen her oyun mobilde oynanamaz. Dolayısıyla benim yanıtım PC oyunu. Farkları da şöyle sayayım;

  • Kontrol ve ekran sıkıntısı: Mobil oyunlarda cihazınızın ekranı ile sınırlısınız. O ekranda hem oyuncunuzu kontrol edeceksiniz hem de oyunu izleyeceksiniz. Oldukça zor ve bir yerden sonra bana keyifsiz geliyor. PC’de klavye farklı monitör farklı, alan çok daha geniş.
  • Ses sıkıntısı: Surround sistemlerle takip ediliyor oyunlarda sesler. Bazı kulaklıklar ateş pahası. Bu sistemle, mobil cihazın hoparlörü bir olabilir mi? Mesela mobilde Counter Strike oynanır mı?
  • Hareket sıkıntısı: Mobilde durmadan kaç saat oyun oynayabilirsiniz? İki eliniz de devamlı telefonda, gözünüz de aynı noktada. Telefonda oyun oynadığınız şekli bir düşünün. Ne kadar dayanılabilir o şekilde durmaya. Ama PC oyununda durum farklı. Orada yaslanırsınız koltuğa, biraz daha dik konuma getirirsiniz. Klavye ve mouse’u sağa sola kaydırırsınız biraz vs. Hareket alanınız çok daha geniş.
  • Oyunun bölünme riski: Mobilden oyun oynuyorsunuz diyelim ve hatta Clash of Clans oynadığınızı varsayalım. Malum, internetsiz oynanmıyor bu oyun. İnternet olacak ki rakiplerinize saldırabilin. Onca gelişmişsiniz, asker üretmişsiniz, en sağlam rakibinize saldırıyorsunuz, 10 askeriniz kalmış ama rakip yıkılmak üzere. Bir anda telefonunuz çalıyor! Meşgul ver, oyuna dön derken yönlendirmenizi bekleyen askerlerinizin dağıldığını görüyorsunuz. PC’de böyle bir risk yine var tabi telefonunuz çalabilir ama bölünmek zorunda değilsiniz 🙂

Hubogi: Son olarak, gerek E-pin gerekse oyun sektörüne adım atmak isteyen, sizi takip eden ve sizle çalışmak isteyen sektör gençlerine ve profesyonellere öneriniz var mı? Nasıl başlamalılar, nasıl ilerlemeliler, hedefleri ne olmalı?

Serdar PİRNAL : Bizimle çalışmak isteyen sektör gençleri ve profesyonelleri, eğer takımları varsa ya da Youtube ve Twitch platformunda aktiflerse bizimle info@perdigital.com adresine e-posta göndererek iletişime geçebilirler. Son derece memnun oluruz bu iletişimden. Elimizden geleni de yapmaya çalışırız.

Hubogi: Serdar Bey, size güzel sohbetiniz, samimi cevaplarınız ve bize ayırdığınız zaman için teşekkür ediyoruz. Perdigital’in sektörde geliştiğini ve büyüdüğünü görmeyi heyecanla bekliyoruz.

Serdar PİRNAL : Ben teşekkür ederim. Size de iyi yayınlar ve kolaylıklar dilerim

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on LinkedInEmail this to someone